“Biz”den “Ben”e: Boşanmanın bireysel kimliğe etkisi
Boşanma, yalnızca bir evliliğin sona ermesi değil, bireyin kendisini, toplumsal konumunu ve yaşam öyküsünü yeniden tanımlamasını gerektiren önemli bir kimlik dönüşümüdür.
Evrimsel psikoloji, sosyal psikiyatri ve felsefe konularında Gazete Bilim ve Psikeart dergilerinde yayınlanan makaleler
Boşanma, yalnızca bir evliliğin sona ermesi değil, bireyin kendisini, toplumsal konumunu ve yaşam öyküsünü yeniden tanımlamasını gerektiren önemli bir kimlik dönüşümüdür.
Öne Çıkan Zenofobi, yabancıya yönelik korku ve nefret, büyük ve köklü ayrımlardan çok, birbirine benzeyen insanlar arasındaki küçük farkların abartılmasıyla ortaya çıkan bir tutum olarak...
İntiharı önleme günü vesilesiyle intiharı anlama ve önleme yollarını ele alan bir yazı.
Gezegenin hızla tahrip olmasına rağmen tüketimin sürmesini mümkün kılan eko-kapitalizm, çevreyi koruma iddiasını mevcut ekonomik düzeni sorgulamadan devam ettiren bir anlayış...
İstemli yaşlanma teorileri, yaşlılığı genlerin devamı açısından adaptif bir süreç olarak yorumlarken, istemsiz yaşlanma teorileri bedenin üreme başarısı uğruna ihmal edilmesinin...
Şizofreninin, üreme başarısını azaltmasına rağmen tüm toplumlarda yaklaşık %1 oranında varlığını sürdürmesi 'Darwinci paradoks' olarak ele alınabilir.
Dedikodu, evrimsel psikoloji perspektifinden bakıldığında, insan gruplarının büyümesiyle birlikte fiziksel tımarın yerini alan bir 'vokal tımar' mekanizması ve sosyal bağları...
Öne Çıkan Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), modern çağda disiplin toplumundan performans toplumuna geçiş ve nöroçeşitlilik söylemiyle birlikte, patolojiden çok işlevsellik...
Görünür olmak, insanın hem fiziksel hem de psikolojik gelişiminde çok temel bir istek, ihtiyaç ve işlevdir.
Farkındalık günlerinin sayısı giderek artarken, bu günlerin toplumsal değişim yaratma kapasitesi zayıflamakta ve çoğu zaman sembolik, yüzeysel bir aktivizme dönüşmektedir.
Sanrılar, aksi kanıtlara rağmen değiştirilemeyen sabit inançlar olarak tanımlanır.
Ahlaki tutumların temeli düşünsel olmaktan çok, sosyal etkileşim içinde şekillenen duygusal süreçlere dayanır ve bu duygular arasında utanç merkezi bir konumda yer alır.
Uyku insan hayatının yaklaşık üçte birini kapsayan önemli bir davranıştır. Oysa uykunun tam olarak ne olduğunu ve niye var olduğunu açıklamak kolay değildir.